İçeriğe geç
Sağlık

Yürüyüş ve hareket, bir yaşam alışkanlığına dönüştürülmeli

Yürüyüş ve hareket, bir yaşam alışkanlığına dönüştürülmeli

Dünya Yürüyüş Günü kapsamında fiziksel aktivitenin sağlık üzerindeki önemine dikkat çeken Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, her adımın sağlık için yararlı olduğunu söyledi. Uçgun, 10 bin adımın herkes için zorunlu bir hedef olmadığını belirterek, hareket miktarının kişinin yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre kademeli olarak artırılması gerektiğini vurguladı.

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü’nün yalnızca iki gün boyunca daha fazla yürümek için bir fırsat olarak görülmemesi gerektiğini belirterek hareketin sürdürülebilir bir yaşam alışkanlığına dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti.

Dünya Yürüyüş Günü neden önemli?

Dünya Yürüyüş Günü’nün, fiziksel aktivitenin sağlığın korunmasındaki önemini hatırlatması açısından oldukça değerli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hikmet Uçgun,  “Günümüzde teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmasıyla birlikte günlük hareket miktarımız giderek azalıyor ve daha uzun süreleri oturarak geçiriyoruz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yetişkinlerin yaklaşık üçte biri önerilen fiziksel aktivite düzeylerine ulaşamıyor. Fiziksel hareketsizlik ise kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok kronik hastalık açısından önemli bir risk faktörüdür” dedi.

“Yürüyüşün en önemli avantajlarından birinin ise erişilebilir olmasıdır” diyen Uçgun, “Özel bir tesise veya pahalı ekipmanlara ihtiyaç duyulmadan, hemen her yaş grubunda günlük yaşamın içerisine dahil edilebilir. Bu nedenle Dünya Yürüyüş Günü’nü yalnızca iki gün boyunca daha fazla yürüdüğümüz bir farkındalık günü olarak değil, hareketi yaşamımızın doğal bir parçası haline getirmek için bir başlangıç noktası olarak görmek gerekir” diye konuştu.

“Önemli olan yalnızca kaç adım attığımız değil”

Fizyoterapi ve rehabilitasyon perspektifinden bakıldığında fiziksel aktivitenin değerlendirilmesinde yalnızca adım sayısına odaklanılmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Hikmet Uçgun, yürüme hızı, dayanıklılık, denge, kas kuvveti ve günlük yaşam aktivitelerinin bağımsız şekilde sürdürülebilmesinin de önemli olduğunu ifade etti.

Uçgun, sağlıklı yaşlanma açısından kişinin hareket kapasitesinin korunması ve mümkün olduğunca geliştirilmesinin temel hedeflerden biri olması gerektiğini vurguladı.

10 bin adım gerçekten gerekli mi?

Toplumda yaygın olarak kabul gören “günde 10 bin adım” hedefinin bilimsel olarak belirlenmiş zorunlu bir sağlık eşiği olmadığını belirten Doç. Dr. Hikmet Uçgun, bu sayının geçmişinin 1960’lı yıllarda Japonya’da pazarlanan ve adı yaklaşık olarak “10 bin adım ölçer” anlamına gelen bir pedometreye dayandığını ifade etti.

Her adım değerlidir

Doç. Dr. Hikmet Uçgun, “Nitekim 2025 yılında The Lancet Public Health’te yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, günde yaklaşık 7 bin adımın bile önemli sağlık kazanımlarıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Bu nedenle kişilere “10 bin adımı tamamlayamadıysanız yaptığınız yürüyüşün anlamı yok” mesajını vermemeliyiz. Tam tersine, her adım değerlidir. Örneğin günlük 3 bin adım atan bir kişinin önce 4 bine, ardından 5 bine çıkması bile anlamlı bir ilerlemedir. Hedef kişinin yaşına, sağlık durumuna, fiziksel kapasitesine ve mevcut aktivite düzeyine göre bireyselleştirilmelidir” tavsiyesinde bulundu.

Düzenli yürüyüş kalp sağlığından ruhsal iyiliğe kadar birçok alana katkı sağlıyor

Yürüyüşün basit görünmesine rağmen vücudumuzda birçok sistemi aynı anda çalıştıran önemli bir fiziksel aktivite olduğunu vurgulayan Uçgun, “Düzenli ve uygun tempoda yapılan yürüyüş; kalp ve dolaşım sisteminin daha etkin çalışmasına, kardiyorespiratuar kapasitenin geliştirilmesine, kas kuvveti ve dayanıklılığının korunmasına, eklem hareketliliğinin desteklenmesine ve vücut ağırlığının kontrolüne katkı sağlar” dedi.

Bunun yanında yürüyüşün faydalarının yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı olmadığını söyleyen Uçgun, “Düzenli fiziksel aktivitenin uyku, bilişsel fonksiyonlar, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalite

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, küfür, suç unsuru ve kişilik haklarını ihlal eden yorumlar yayımlanmaz.