Cinsellikte Yaşanan Sorunları “Normal” Kabul Etmeyin!

ABONE OL
19 Ağustos 2026 12:01
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cinsellik, yaşamın doğal ve önemli bir parçası olmakla birlikte fiziksel sağlığın yanı sıra kişinin duygusal iyilik hali, benlik algısı ve yaşam kalitesiyle de yakından ilişkilidir. Buna karşın cinsellikle ilgili sorunlar toplumumuzda hâlâ konuşulması zor konular arasında yer alıyor ve birçok kişi yaşadığı problemi uzun süre paylaşmadan yaşamaya devam edebiliyor. Her he kadar dile getirilmese de yapılan araştırmalar cinsel işlev bozukluklarının toplumda oldukça sık görülen bir rahatsızlık olduğu ortaya çıkarıyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, cinsel sorunların utanılacak bir durum olmadığını belirterek doğru değerlendirme ile kişiye özel tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.

Cinsel işlev bozukluğu yaşam konforunuzu olumsuz etkileyebilir

Cinsel işlev bozukluğu; cinsel istekte, uyarılmada, cinsel yanıtın herhangi bir aşamasında, orgazmda veya cinsel birleşme sırasında ortaya çıkan ve kişinin ya da çiftin yaşamında belirgin sıkıntıya yol açan sorunları ifade etmektedir. Kadınlarda en sık karşılaşılan sorunlar arasında cinsel istekte azalma, uyarılma ve ıslanma sorunları, orgazm güçlüğü, cinsel ilişki sırasında ağrı ve vajinismus bulunmaktadır. Erkeklerde ise cinsel istekte azalma, sertleşme güçlüğü, erken veya gecikmiş boşalma ve orgazm veya boşalma ile ilgili öne çıkmaktadır. Cinsel yaşamda herkes için geçerli olan tek bir “normal” sıklık veya performans ölçütünün bulunmadığı unutulmamalıdır. Cinsel ilişki sıklığının az olması tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Burada önemli olan kişinin veya çiftin bu durumdan rahatsızlık duyması ve sorunun yaşam kalitesini ya da ilişkiyi olumsuz etkilemesidir.

Cinsel sorunların nedenleri iyi belirlenmeli 

Cinsel işlev bozuklukları çoğu zaman tek bir nedene bağlı değildir. Bedensel, psikolojik, ilişkisel ve sosyal faktörler birbirini etkileyebilmektedir. Hormonal değişiklikler, menopoz, gebelik ve doğum sonrası dönem, diyabet, kalp-damar hastalıkları, nörolojik hastalıklar, kronik ağrı, bazı jinekolojik ve ürolojik hastalıklar ile geçirilmiş cerrahi girişimler cinsel işlevleri etkileyebilen bedensel nedenler arasında yer almaktadır. Bazı ilaçlar da cinsel isteği, uyarılmayı, orgazmı veya boşalmayı etkileyebilmektedir. Örneğin bazı antidepresanlar ve bazı tansiyon ilaçları cinsel işlevler üzerinde yan etkilere yol açabilmektedir. Psikolojik ve ilişkisel faktörler de en az bedensel nedenler kadar önemlidir. Kaygı, depresyon, yoğun stres, beden algısı ile ilgili sorunlar, geçmişte yaşanan olumsuz cinsel deneyimler, cinsellikle ilgili suçluluk veya yanlış inanışlar, partnerle iletişim sorunları ve ilişkide yaşanan çatışmalar cinsel işlevleri etkileyebilmektedir. Özellikle cinsel isteğin değerlendirilmesinde kişinin yaşam koşulları, partneriyle ilişkisi, cinsellikle ilgili düşünce ve inanışları ile içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevrenin birlikte ele alınması gerekmektedir. Cinsel isteği yalnızca hormon düzeyleriyle açıklamak çoğu zaman yeterli değildir.

Cinsellik işlev bozukluklarınızı hekiminizle paylaşmaktan kaçınmayın

Cinsellik konusunda toplumda hâlâ çok sayıda yanlış bilgi ve mit bulunmaktadır. “Cinsellik belirli bir yaşa kadar devam eder”, “Kadın cinselliği yalnızca eşini mutlu etmek içindir”, “Erkek her zaman cinselliğe hazır olmalıdır” veya “Cinsel sorunlar zamanla kendiliğinden geçer” gibi söylemler, bireylerin profesyonel yardım aramasını geciktirebilmektedir. Cinsel sorunların utanılacak veya saklanması gereken bir durum olmadığı bilinmelidir. Cinsel işlev bozukluğu yaşayan kişinin bunu bir “başarısızlık” olarak değerlendirmemesi gerekir. Sorunun altında yatan nedenlerin doğru şekilde değerlendirilmesi ve uygun tedavinin planlanması, cinsel yaşamın yanı sıra genel yaşam kalitesinin de iyileşmesine katkı sağlayabilmektedir.

Cinsel işlev bozukluklarının tanı ve tedavi kişiye özel planlanıyor

Cinsel işlev bozukluklarında ilk ve en önemli aşama, kişinin yaşadığı sorunu güvenli ve yargılayıcı olmayan bir ortamda anlatabilmesidir. Değerlendirmede cinsel öykünün yanı sıra genel sağlık durumu, kullanılan

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.